Grup Alev – Röportaj

Posted by Numan Çakır On Aralık - 7 - 2009ADD COMMENTS

ALEVturkey08

Numan Çakır: Öncelikle röportaj teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.

Grup Alev: Biz teşekkür ederiz…

Numan Çakır: Grup Alev almanyada müzik serüvenini sürdüren bir grup.Biraz grubunuzdan ve grup üyelerinden
bahseder misiniz?

Grup Alev: Alev gurup su halinde 4 senedir beraber.
gurupu kuranlar patrick ve martin. sonra ben gurupa katildim. 2006 senesinde alex vokalci olarak alevlendi.
patrick stüdyo yürütüyor ve alev kayitlarina oarada calisiyoruz.

Numan Çakır: Geçen senelerde Zeytinli Rock Festivalinde çıktınız.Size karşı tepkiler nasıldı? Türkiye’ye
grup olarak nasıl bakıyorsunuz?

ImageShack

Grup Alev: Zeytinli rock festivali bizim aklimizda unutulmaz bir macera olarak kalicak.
alev gurupu türkiyede eski vokalcisiyla biliniyordu. alex le beraber türkiyeye gelirken hic bir sey beklemiyorduk.
tükiye bizim icin artik memleketimiz gibi olmustu – kendimiz orada cok rahat ve mesut hissediyoruz.
zeytinli rock festivalinde yasadigmiz duyguyu beklememistik. 35000 insan alev alev carip barirken sanki rüya yasiyormusuz gibi.
zannediyorum bu festival gurupun en güzel zamaniydi.
türkiyeye sik sik gelmek istiyoruz.

Numan Çakır: Almanayadan Türkiyeye baktığınız zaman iki ülkenin müzikteki gelişmişliğini nasıl değerlendirirsiniz?

Grup Alev: Türkiyede underground gibi bir sey var – onu türkiyede beklememistik.
bu kadar cok gurup, degisik stil´lerle olucagini sanmamistik.
almanya cok daha mainstream. buranin “daha temiz” oldugunu müzik ten anlasilir.
türkiye sanki daha fazla yasiyormus gibi.

Numan Çakır: Dinleyicileriniz tarafından At The Right Time klibi çok beğenildi.Bu klip çalışmasından biraz bahseder misiniz?

Grup Alev: müzik clipleri yapmak benim icin zor bir sey.Bir cok seylerin bir zamanda hazir olmasi lagzim:para, tekinik (cameralar, lensler,…) iyi bir filim cekicisi, iyi fikir,….para her zaman cok az oldugu icin tabii is zorlasiyor.ilk cektigimiz clipi avusurya dan bir arkadasimiz yapti.O isin bilen, professionell filimci oldugu icin, biz ona sormadan güveniyoruz.
patrick bir eski yikilacak binag buldu – avusturya daki arkadas güzel fiyat yapti, cameralari, lambalari, lensleri bulduk
ve cekimlere basladik.
cekereken ilk fikirleri salladik – bagzi seyler istedigimiz gibi olmadi – sonra bu problemleri cözerken baska fikir bulduk – ve sonra sini biliyorsun, hatta görmüssünüzdür – at the right time clipiyle.

Numan Çakır: Saner bey yabancı bir grup içinde Türk olmak nasıl bir duygu?

Grup Alev: Patrick fransa dan geliyor, alexin babasi rus, ben türküm- sadece martin alman – zannediyorum o kendisini yabanci hisseder. hepimiz yabanciyiz, ama yabancilik ne demektir? sadece düsüncüler ve fikirler uymadigini.
bizde yabancilik hic bir konu degil – bu problemle biz hic bir zaman karsi karsi ya gelmedik.

Numan Çakır: Grubunuz dört erkek ve bir bayandan oluşuyor.Erkek bir müzisyenle bayan bir müzisyenin kulakları
çok farklıdır.Ortak noktayı nasıl buluyorsunuz?

Grup Alev: Alex gurupun sesi oldug icin, hepimizin hissi ayni olmasi lagzim.
alev gurupu kendi tarzinda oldug icin, gurup da herkez bunu yasiyor.
hepimiz beraber aleviz.

Numan Çakır: Konserleriniz gerçekten muhteşem.Özellikle müzisyen arkadaşların canlı performansları taktire muhtaç.
Bu işi iyi yapmanın yolları neler,Neden bukadar başarılısınız?

Grup Alev: Şimdiye kadar alev olarak asagi yukari 300 konser verdik.
simdi ücüncü albümümüz bitmek üzeri.
bu kadar tecrübeli olmamiz normal.
simdi yine den belli olan bir sey var – stüdyo kayitlari.
stüdyo da calismak her müzizyeni ileri götürür – sanki okula gidiyormus gibi.
zaman zaman gizli hatalar giriyor – bu hatalar veya zayifliklar stüdyo da ortaya cikiyor – ve bunlari böylece dogruya cevriliyorlar.

Numan Çakır: Çıkardığınız son albümün satışları ve size gelen tepkiler nasıl?

Grup Alev: Bu zamanlar icin albüm satislari iyi gidiyor.
artik her seyi bilgisayara indirmek normal oldu – yani hirsizlik oldugunu kimse hissetmiyor.
ona ragmen iyi gidiyor.
ama iyi ne demek? cd gelmeden önce orta boylu gurup belki 20.000 adet pilak satiyordu.
o 20.000 satilmis pilakla chart sansi yoktu.
bugün bir gurup 20.000 adte cd satabilse heyecan yaratabilen bir olay.
satis tabi paraya bagli. reklam promotion gibi seylere para varsa, satislar tabi daha iyi gider.
para yoksa artik herkez cagresine bakacak.

Numan Çakır: Sıradaki projelerinizden ve konser takviminizden bahseder misiniz?

Grup Alev: Dedigim gibi patrick stüdyo yürütüyor – onun pek fazla baska projelere zamani olmuyor.benim tek basima egotone isimli proje yürütüyorum.myspace de bulabilirsiniz.her birimiz ancak alev gurupun en son albümümüze calistigimiz icin, baska projelere katilamadik.Gecen hafta sonu bir acik hava festivalinde konser verdik – bu ayin 25 de bir tane daha var.
ama yeni albüm icin fotogralar, layout, video clip gibi seyleri hazirliyoruz – baska proje icin su an zamanimiz cok az.

Numan Çakır: Müzikten arda kalan vakitlerde neler yapıyorsunuz?

Grup Alev: Patrick stüdyo kayitlariyla meskul, martin boyaci sirketi yürütüyor, alex moda sirketinde calisiyor ve ben spiler olarak calisiyorum.
malesef para agacimiz yok.

Numan Çakır:
Farklı bir müzik tarzıyla düet yapmayı düşünüyor musunuz?

Grup Alev:
Bir kac sene evvel ceza ile bir sey yapmaya düsünüyorduk.
ama fazla görüsmedigimiz icin simdiye kadar gerceklisteremedik.

Numan Çakır: Size ulaşmak isteyenler nasıl ulaşabilirler?

Grup Alev: Alev gurupunu myspace den bulabilirsiniz veya www. alevmusic.com dan.

Numan Çakır:
Son olarak söylemek istediğiniz birşeyler var mı?

Grup Alev: Yeni albümümüz alevin en güzel albümü olacak – simdiye kadar bu kadar memnun degildik.
gurup da herkez cok mesut .
inshallah bu albümümüzü de türkiye de arkadaslarimiza canli show larda tanitabilmeye sansimiz olur.
türkiye baya özledik.
tüm arkadaslarimiza ve özellilkle hammer müzike ve enis agbimize cok selamlar.

Numan Çakır:
Röportaj için Lafoloji.Com adına teşekkür ederim.

Sansar Salvo – Röportaj

Posted by Numan Çakır On Eylül - 21 - 200913 COMMENTS

sansarsalvo

Türkçe Rapte en çok dinlenen isimlerin başında gelen Sansar Salvo ile çok keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.Hiç sorulmayanları sorduk.Keyifli okumalar…

Numan Çakır: Öncelikle seninle yaptığım bu üçüncü röportajıda bizden sıkılmadan kabul ettiğin için çok teşekkür ederim.

Sansar Salvo: Rica ederim soru kaldı mı :)

Numan Çakır: Türkiyede rap müzik dediğimiz zaman anlaşılan hızlı konuşmak,küfür,hakaret gibi şeyler.Bunda her
rapçinin payı var tabiki.Dünyada yapılan rap ise daha farklı.Onlar daha çok para ve kız ikileminde dönüyorlar.Siz bu duruma nasıl
bakıyorsunuz?

Sansar Salvo: Dünya’da yapılan Rap’in para-kız denkleminde olduğunu söylemek yanlış tespit olur. Tabi ki
commertial(piyasa) işler rağbet görecektir. Böyle bir çağda yaşıyoruz. Ama dünyanın her yerinde protest
ve/veya underground anlamda Hip-Hop’un özündeki tavrından taviz vermeden müzik yapan sanatçılar var. Kendi
ülkelerinde de bilinen ve sayılan isimler. Sadece sınırları veya denizleri aşamıyorlar promosyon yetersizliği
sebebiyle. Türkiye’de de bu müziğin iki belki daha fazla dalı olacaktır zamanla. Şu anda insanlara Rap’i
yeni tanıttık.Yavaş yavaş içerisindeki dallarıda kavrayacaklar.Biz kalkıp Rap’in hayatı anlattığını söyleyen
insanlarız, bu sokaklarda küfür oldukça bizde şarkılarımızda tadını kaçırmadan bu işi kullanacağız.Fakat
artık kitle genişledikçe bende sorumlulukları hissetmeye başladım açıkcası. Bir iki yerinde argo geçen
şarkılara değil,fakat çok sert olanlara Clean(Temiz veya Sansürlü) version yapılabilir.

Numan Çakır: Rap müzik 2000 yılından sonra Türkiye’de daha da tanınmaya başladı.Gerek televizyonlarda gerekse konserlerde
rap müzik sanatçılarına daha çok yer verildi.Ama bu yükselişi engellemek isteyen bazı kanallar,organizatörler oldu.
Onlarsa şimdi bundan vazgeçtiler.Çünkü yükselişi engelleyemeyeceklerini anladılar.Gençler artık pop yada arabesk dinlemiyor.
Artık revaşta Rap ve Rock müzik var.Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sansar Salvo: Gençler pop-arabesk dinlemiyor demek yanlış olur bu müziklerinde hala kitleleri var.Rock zaten
90ların başından beri Türkiye’de varlığını kabullendirdi.Türkçe Rap ise yaklaşık 15 yıldır rafta olmasına rağmen
medya tarafından yok muamelesi görüyordu.Biz de tanıtım için interneti kullandık ki bu çok doğru bir hamleydi.
Nitekim şu an bu müzikte kendini kabul ettirdi bu ülkede.Sadece dinleyenlerin değiştiğini düşünenler var
çünkü satışlar hala 90′lardaki Türkçe Rap albümleriyle aynı gibi.Ama bence karamsarlığa gerek yok çünkü
90′larda korsana ulaşmak bu kadar kolay değildi.Dinleyen kesime baktığımız zaman artış olduğu aşikar.Istanbul’da zaten bu açık.Bunu gittiğim her şehirde de hissediyorum.Nitekim bu sayı daha da artarsa sanatçıların
konser gelirleri artar.

Numan Çakır: Siz Rapstar yarışması Star Tv’de yayınlanırken o yarışmada konuk sanatçı olarak performans sergilediniz.
Hayranlarınız sizi hep underground olarak sevdi.Hiç tepki aldınızmı televizyona çıktığınız için.

Sansar Salvo: Dinleyicilerimden kötü tepki almadım çünkü uzun zamandır arada bir gözükmemi kendileri istiyorlardı zaten.Sanırım ben dinleyicilerin istediğinden dahi fazla underground takılıyorum.Bunu yıkıcaz tabi ki,taviz
vermeden ne kadar oynayabiliyorsak o kadar oynayacağız piyasaya.

Numan Çakır: Türkiyede bir çok Rap sanatçısı birbiriyle hasım.Bir çok rapçiye sorduğumda hasmı hakkında çok kötü şeyler
söylediğini duyuyorum.Ama istiyorumki rapte savaşsınlar,hakarette etsinler ama müzik dışında birbirlerine iyi mesajlar
versinler.Siz hasımlarınıza buradan ne söylemek istersiniz.Gerçekten düşmanmısınız,yoksa sadece müziktemi bir çekememezlik var?

Sansar Salvo: Hasım? Çok ağır bi kelime. Hasım olmaları için canıma kastedecek yürek lazım ilkten.Ben onlara
problemli olduğum kişiler diyorum. Kimisinin ettikleri bazı kelimeler yüzünden problem çıkmaza girmiş.İşlemin
çözülmesi imkansız. Kimisi kendine gelirse piyasaya girmenin verdiği ateşlenme der geçerim. Ama işin aslı
umrumda bile değil. Diss yapmak zaten problem değil yani yazıyorsun giriyorsun. Kimseye zarar vermeye kalkmadığım
sürece zarar göreceğimi düşünmüyorum. Zaten o şekilde bir durum olursa elimdeki her imkanla bunun karşılığını
vermek için saldırırım.

Numan Çakır: Son olarak Seremoni Efendisi adlı bir albüm çıkardınız.Aldığımız haberlere görede albüm Almanyada da satışa
sunulmuş.Yaptığınız müziğin dili Türkçe siz avrupaya açılabileceğimize inanıyor musunuz?

Sansar Salvo: Devran Shop adında bir online shop tarafından satılıyor albümler. Müzikmarketlere bir dağıtım
gerçekleştirmedik yani. Fakat oradaki dinleyicilerin arşive önem verdiğini biliyorum.Avrupa’nın herhangi bir
ülkesinden CDyi edinmek isteyenler www.devranshop.de den sipariş verebilir. Ayrıca TTNet Müzik’te ADSL faturasına
yansıyacak şekilde mp3 satışı yapıyoruz. Bir de Uğur Oral,Burak Yeter gibi DJ arkadaşlarımın Connection Records
adında bir digital label’ı var onlarında sayfasında mp3 satışı yapıyoruz. Bunları açıkcası Avrupa’ya açılalım
şöyle olsun,böyle olsun diye yapmadık. Biliyorsunuz Türk ulusu dünyanın hemen her yerine yerleşim yapmış.Bu
sebepten bence böyle şeyler önemli.Avrupa veya Amerika’ya açılmak yinede tabi ki herkezin isteyeceği birşey.
Biz Türkçe yapıyor olabiliriz ama dilimizi orada belirli bir konum edinmiş MClerin desteğiyle oralı rapseverlere
dinletebiliriz.Bu ülkede Rap icra edildiğini bilmeleri dahi önemli.

Numan Çakır: Sansar Salvo partylerde gerçekten aranan bir isim.Bilmeyen vardır ama şunu söyleyebiliriz.Underground piyasasında
Sansar kadar dinlenen başka rapçi yok.Bunu tarafsız olarak söyleyebiliriz.İlk çıktığınız günlerde elbette bukadar dinlenmiyordunuz.
Peki bu kitleyi nasıl yaptınız.Bu kadar dinlenebilmeyi nasıl başardınız?

Sansar Salvo: Müziği bırakmayarak.Bunun benden götürdüğü şeylerde oldu tabi ama dönüp baktığımda getirilerinin
bunu amorti ettiğini görüyorum.Kimsenin beni dinlemediği zamanlarda oldu yeraltı dönemlerimde.Veya şu anda
beni dinleyen insanlardan bazılarının nefret ettiği zamanlarda. Ama bırakmadım. Şarkılarımı kaydettim,
albümlerimi yayınladım nitekim hedeflediğim nokta da bundan fazlası değildi. Şimdiyse doğru ve hassas bir şekilde
yön çizme gayretindeyim.

Numan Çakır: Zannedersem ilk kayıtlarınızı 14 yaşında yaptınız.14 yaşındaki bir çocuk şimdi tek başına sokağa çıkamazken
siz kayılar yapıp sahne aldınız.Bu işe küçükken mi başlamak gerek size göre?

Sansar Salvo: Hayır benim küçüklüğüme denk geldi.Gelişim çağını rapçi olarak geçirmeniz rap’i bilinç altınıza
çok sağlam kazıyor bu bir gerçek. Fakat öğrenmenin yaşı yoktur. İstediğiniz yaşta bu müziği yapmayı öğrenebilir
siniz.

Numan Çakır: İlk bandrollü albümünüz 2007 yılında Adrenalin ismi altında çıktı.Daha önce underground bir sanatçıydınız.
Ama artık sizi bilmeyen isimlerde duymuş oldu.Hayranlarınız sizi kendinden biri gibi görürken başka başka insanlarında
tanımasına eminim içerlemişlerdir.Artık onların değil bir çok kişinin sevdiği insan oldunuz.Bu sizce Sansar Salvo’da
bir eksikmidir yoksa eksiği tamamlayan birşey mi?

Sansar Salvo: Dinleyicilerim artık lise çağında olmadığımı görecek kapasiteye sahip insanlar. Dediğin gibi
düşünenleri varmı bilmiyorum. Fakat benim rastladığım şey TVye çıkmamı,kendimi göstermemi,müziği dinletmemi
istedikleri oldu bu güne dek.Hatta ben biraz çekingenim bu konuda fakat yavaş yavaş ayarı bozmadan yapıyorum.
Taviz meselesi dediğim gibi. Tavrı koruyarak değişime açık olmaya çalışıyorum.

Numan Çakır: Seremoni Efendisi albümünde yurt dışından çok önemli kişilerle çalıştınız.Albüm rap piyasasında çok tutuldu.Yabancı isimlerle çalışmak bir rapçiye ne kazandırır?

Sansar Salvo: Özgüven :) Tabii ki gerçekten çalışmak istediğin isimlerse. Albümü dinletmek için değil yani beraber
şarkı yapmak için.

Numan Çakır: Rapi çok az bilen birine sorsanız hangi rapçileri tanıyorsun diye.Eminim Ceza,Sagopa,Fuat yada Ayben der.Belki
Ege Çubukçu diyen bile çıkar :) .Bu saydığım rapçiler sizce Türkiyede rap adına bir mihenk taşımı yoksa popüler olan isimler midir?

Sansar Salvo: Bence ne benim nede sizin onları nasıl gördüğünüz önemli değil.Onlar kendini ne olarak görüyorlarsa
O’durlar.

Numan Çakır: Alcatraz adı altında bir oluşumunuz var.Alcatrazdan bahseder misiniz?

Sansar Salvo: Solo olarak çalışan 5 MCyiz. Müzik piyasasında ayakta durabilmek için birbirimize destek veriyoruz.
Bir de arkadaş grubumuz var. Sitemizi yapanlar,eski SSN tayfası,DJliğimizi yapan Sonat ve Yasin Ölmez. Daha
bir çok insan.Alcatraz mahkumları beşimiziz ama bu insanlarda sürekli ziyaretçilerimiz. Bir de Baran G var
gardiyanımız :) ) Bekliyor bir yere kaçmayalım diye. Alcatraz Records’sa bünyedeki isimlerin homestudiolarına
verdiğimiz genel bir isim. Kadıköy Acil,Olympos ve Ateş Müzik ise etkileşimde olduğumuz oluşum ve şirketler.

Numan Çakır: Sizi tanıdığım kadarıyla devamlı üreten ama boş üretmeyen birisiniz.Bu aralar Sansar olarak neler yapmayı
pilanlıyorsunuz?

Sansar Salvo: Yayınlanacak underground çalışmalar var solo ve düet olarak.Bunun dışında her zaman şarkılar
yazıyorum,kaydediyorum. 3. albüme başladığım zaman beğendiklerimden yararlanacağım.

ImageShack

Numan Çakır:
Çokca bayan hayranın var.Onlar seni Ekincan olarakta tanımak istiyorlar.Sansar dışındaki Ekincan neler yapar,
kişisel hayatı nasıldır?

Sansar Salvo: Kız arkadaşıyla vakit geçirir. Hehehe.

Numan Çakır: Buradan rap yapan arkadaşlara,rapi sevmeyenlere,sevenlere son olarak neler söylemek istersiniz?

Sansar Salvo: Kendinize iyi bakın..

Tek Cevaplık Sorular:

Pit10: Olympos
Hiphop: Hayat,Zevk,Ekmek,Herşey
En Beğendiğin Şarkıcı: Taylor Swift (beğendiğin dedin)
Hiç Sevmediğin Özelliğin: Alışkanlıklar
Rap Olmasaydı Ne Yapardın: Öğretmenlik
En Sevdiğin Şehir: Istanbul
Sansardan Başka Kullanabileceğin A.k.a.: Yok
Türkiye: Ulus
Siyaset: Siyaset

Dj Nesli – Röportaj

Posted by Numan Çakır On Eylül - 18 - 200919 COMMENTS

ImageShack

Türkiye’nin en sağlam ve aranan dj’lerinden Nesli ile çok keyifli bir röportaj yaptık.Onun hakkında bilmedikleriniz bu röportajımızda.Keyifli okumalar.

Numan Çakır: Öncelikle röportaj teklimi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim…

Dj Ane Nesli:Rica ederim.

Numan Çakır: Dj Ane Nesli kimdir bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Dj Ane Nesli:1984 ist doğumludur.Vokal ve Dj olarak müziğin içinde yer alır Yaklaşık 6 yıldır kendi prodüksiyonlarını yapar.Söz müzik yazar, düzenler ve
bunları live vokal yaparak çalar.

Numan Çakır: Size Neslihan denilmesinden sinir olduğunuz için Nesli kısalmasını kullandığınız doğru mu?

Dj Ane Nesli: Sinir olmuyorum ama Nesli kısaltması herzaman daha samimi gelmiştir bana.Samimiyeti abartıp Nes hatta Ne diyenleri saymassak:)

Numan Çakır: 2003 yılından beri müzik yapıyorsunuz.Peki 2003 yılından bu zamana kadar değişen şeyler sizin gözlemlediğiniz
kadarıyla neler?

Dj Ane Nesli:Aslında o konuda evrim geçirdim diyebilirim.Öncelikle dinlediğim müzik türleri dolayısıyla üretmek istediğim müzikler değişti.işin mutfağıyla ilgili daha fazla bilgi sahibi olmaya başladım.Levent Yüksel, Erdem Kınay, Burak yeter gibi isimlerle çalışma fırsatım oldu.Yani gün geçtikçe bu yolculuk daha zevkli hale geldi benim için.Keşfe devam.

Numan Çakır: Biz hep alışmışızdır gece kulüplerinde böyle iri yapılı kaslı adamların dj’liklerine.
Hep öyle zannedilir onlar karizmatik,yakışıklı…Türkiyede bildiğim kadarıyla çok bayan dj yok.
Zor mu sizce Türkiyede bayan Dj Olmak?

Dj Ane Nesli:Türkiyede bayan dj olmak çok kolay aslında.Kaba tabiriyle gösterebileceğiniz iki göğsünüz varsa ve play stop tuşuna basabiliyorsanız da olmak mümkün bazı işletmeciler tarafından.Dolayısıyla genelleme yapmak da zorlaşıyor.Neye göre zor hani?Ama gerçek anlamda müzik yaratabilmek ve bunu dinleyicilere ulaştırabilmek amaç olmalı bence..Bu zihniyetle baktığın sürece zor diye birşey yok aslında.Tabi ki bazı ön yargıların da aşılması gerekiyo bayan djler konusunda..

Numan Çakır: Çoğu sanatçıya sorduğumda çok çekinirler bu soruya cevap vermeye.Gurur yapıyorlar heralde.
Türkiyede beğendiğiniz dj sanatçısı var mı?

Dj Ane Nesli:Keşke çok daha fazla öyle isim olsa da, gurur yapmayıp gururlansak isim verirken…Ahmet Şendil, Dj Tarkan, Burak Yeter ilk aklıma gelenler benim.

Numan Çakır: Takma isminizin bir hikayesi varmı?

Dj Ane Nesli:Arkadaşlarımın kısaltmısıdır hikayesi..Ben de sevdim ve kabullendim bu ismi.

ImageShack

Numan Çakır: Üniversitede kurmuş olduğunuz gruba vokallik yaptınız.Peki hangisi size daha sıcak geliyor.
Vokallik mi yoksa Dj lik mi?

Dj Ane Nesli: Müzik, bunu yapan kişiye doyumsuzluk hissini veriyo aslında.Bir ucundan yakaladığınız zaman ister istemez merak ediyosunuz diğer parçalarını..Çünkü herşey okadar sistematik ki.Benim dj’liğe merak salmamın sebebi de budur. Ama vokal yapmak ilk göz ağrımdır.Neyse ki çalarken aynı zamanda söylemek de mümkün.Benim işimin güzel yanı da bu sanırım.

Numan Çakır: Bu aralar neler yapıyorsunuz? Hayatınızda neler var,nelerin özlemini çekiyorsunuz
yada neler fazla geliyor size?

Dj Ane Nesli:Yazın yoğun bi çalışma dönemi geçirdim ve şu an evimde çalışıyorum.Bir nevi kışa hazırlık diyebilirim.Vaktim üretmeye çalışmakla geçiyor.Üniversiteyi İst. dışında okudum.Ve herkes başka başka yerlerdendi.Arkadaşlarımı çok özlüyorum.Ayrıca 90lar kuşağını sevenlerdenim ben de.O dönemin çocukluğumda yarattığı heyecanı özlüyorum çoğu zaman.

Numan Çakır: Bir insan durup dururken dj olmak istemez benim görüşümce.Küçüklükten beri müziğe mi ilginiz
vardı yoksa djliğemi?

Dj Ane Nesli:Küçüklüğümden bu yana vokal yapmaya eğilimliydim.Dj olma fikri daha sonradan gelişti.

Numan Çakır: Burak Yeter Türkiyede hatrı sayılır bir dj.Onunla çalışmanızı biraz anlatır mısınız?

Dj Ane Nesli:Burak Yeter’le yaklaşık 3 yıl önce tanıştık ve direk studyoya girip harıl harıl çalışırken bulduk kendimizi.İlk olarak  ”yapamadık” isimli parçama bi düzenleme yaptı.Ve o günden bu yana birçok ortak çalışma yaptık. Son olarak ”karar verdim” adlı şarkıma yaptığı mix ”Connection” adlı albumunde yayınlandı.Beraber daha da güzel işler yapmayı umuyorum..

Numan Çakır: Albüm çıkarmayı düşünüyor musunuz?

Dj Ane Nesli:Evet album çıkarmayı düşünüyorum.Zaten şu dönem onun görüşmeleriyle geçiyor.Bir house album projesi var aklımızda ve onu harekete geçirmek için çalışıyoruz.

Numan Çakır: Bu işe yeni başlayan arkadaşlara yada dj olmak isteyen arkadaşlara tavsiyeleriniz nelerdir?

Dj Ane Nesli: Önceliklere kendilerine inanmalarını tavsiye ediyorum.Çok fazla dinleyip, gerçekten müziğe zaman ayırmaları, dünyada neler olup bitiyor takip etmeleri yararlı olacaktır.Müzik uçsuz bucaksız bir dünya.Burada herkesin payına bişeyler düşüyor.Kendilerine en yakın bulduklarına tutunsunlar ve hiç bırakmasınlar bence.Üstelik taviz vermeden!

Numan Çakır: Nesli müzik dışında neler yapar boş zamanlarını nasıl değerlendirir?

Dj Ane Nesli:Çok sıkı bir film izleyicisiyim.Bol bol film izliyorum.Fotoğraf çekmeyi ve çekilmeyi seviyorum.Onun dışında ailem ve arkadaşlarımla vakit geçiriyorum.

Numan Çakır: Türkiyedeki müzik piyasasını nasıl görüyorsunuz?

Dj Ane Nesli:Hayalimdeki gibi olduğunu söyleyemem malesef.İyi işler hep arka planda kalıyor gibi..Daha çok alternatif işlerin çıkmasını umuyorum.Son dönemde çıkan Portecho, Bedük grupları gibi dünya standartlarında müzik yapan isimlerin çoğalması ve desteklenmesi gerekiyor.Tvde gördüğümüz onca şarkıyı yapan kişi, aynı kişiymiş gibi hissediyorum çoğu zaman.Özgünlük unsuru daha fazla gözetilmeli artık müzik yaparken.Böylece gözümüze sokulan çoğu kötü prodüksiyon daha dinlenebilir hale gelebilir diye düşünüyorum.

Numan Çakır: Biraz gelecekteki projelerinizden bahseder misiniz?

Dj Ane Nesli:İçinde müziğin olduğu herhangi bir şey olabilir bu.Bir studyo açmak istiyorum mesela öğrencilerimin olduğu.Bir yandan da müziğim susmasın ben hep üreteyim, nerde ne şekilde olursa olsun.

Numan Çakır: Size ulaşmak isteyenler nasıl ulaşabilirler?

Dj Ane Nesli:www.myspace.com/neslimusic adresinden ulaşabilirler.

Numan Çakır: Son olarak söylemek istediğiniz birşeyler var mı?

Dj Ane Nesli:Müzikle besleniyorum.Ve bu eğlenceli pastayı paylaşmak istediğim birçok insan var.Umarım zamanla çok daha fazla kitleye ikramım olur müziğim.Beni destekleyen herkese tesekkur ederim.Bu benim için çok önemli.Herkese sevgiler.

Numan Çakır: Bende Lafoloji.Com adına çok teşekkür ederim…

Cem Adrian – Röportaj

Posted by Numan Çakır On Eylül - 14 - 200914 COMMENTS

ImageShack

Farklı tarzıyla dikkatleri üzerine çekmeye başlayan müzik piyasasından kendini soyutlayan ve kendi yolunda en iyi işleri yapmak isteyen ve yapan bir müzisyen…Cem Adrian….Onunla bugüne kadar hiç bilmediğiniz şeyleri konuştuk.Müziğe ve hayata bakışını bizimle paylaştı.Keyifli okumalar…

Numan Çakır: Öncelikle röportaj teklimi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim…

Cem Adrian: Ben teşekkür ederim.

Numan Çakır: Cem Adrian bir kaç senedir en çok konuşulan isimlerin başında.Gerek sesi,gerek giyiniş tarzı,
gerekse sözlerinizle çok farklı bir tarzınız var.Cem Adrian neden hayatımda müzik olsun dedi,Müzik onun için
ne ifade ediyor?

Cem Adrian: Müzik benim için varoluşun  bii çeşidi… Seçmediğim ama müzik tarafından seçildiğim bir yolum.

Numan Çakır: Sizi dinleyen çok sayıda genç insan var ve bunlar bir kitle oluşturmuş durumda.Kısa zamanda
genç insanların ilgisini çektiniz ve onları kendine bağladınız.Başarının sizce sırrı nedir?

Cem Adrian: Başarının tek sırrı özgün ve kaygısız olmak…. Şöyle ki özgün olmak için özgür olmak gerekir. Özgürlük bedel ister. Günümüz jenerasyonunun risk almaya pek hali yok gibi görünmekte. Ancak ağaç altında ömür geçmez. Gölgede oturmayı değil, güneşte dolaşmayı öğrenmeleri gerekir.

Numan Çakır: 6 Yıl radyoculuk yaptınız.Sonra tiyatro ve fotoğrafçılık eğitimi aldınız.Kısa zamanda yaptığınız
çok iyi işler var.Radyoculuk zamanlarınızı özlüyor musunuz?

Cem Adrian: Radyoculuk hayatımı özlediğimi söyleyemem. Ama her yeni günde geçmişi biraz daha özlüyorum.

Numan Çakır: Yugoslav kökenli bir aileden geliyorsunuz.Adrian soy ismide Edirne’nin eski adı.Türkiyede başka kökenden olmak
yada soy adınızın yabancı gibi gelmesi insanların size bakış a çısını değiştirdi mi bugüne kadar?

Cem Adrian: Bunları aşan değil ama artık dikkate almayan bir toplumun içinde yaşıyoruz. Bu yüzden hiç sorun olmadı.

Numan Çakır: Ses telleriniz normal insan telinin üç kat uzunluğunda bu gerçekten bir ayrıcalık ama bunu kullanamayadabilirdiniz.
Sesinizi ilk nezaman keşfettiniz?

Cem Adrian: Ses tellerimdeki ayrıcalığı avantaja dönüştürmek tabii ki benim için iyi bir durum. Sesimikeşfettim diyemeyeceğim. İnsan kendinde olanla yaşayınca onu görmüyor.

Numan Çakır: Bugüne kadar dört albüm çıkardınız.Albümlerde kendi tarzınızdan örnekler bulduk.İlerideki albümlerinizde
başka bir müzik tarzından sanatçılarlar düet yapmayı düşünüyor musunuz?

Cem Adrian: Aslında çok yakın müzik tarzlarında değilim düet yaptığım dostlarımla. Sadece onları çok seviyorum. Her biri benim için çok değerli.Kimle müzik yapacağıma aslında ben değil insani özelliklerini kaybetmeyip karşılaştığımızda bana bunu hissettiren dostlarm karar veriyor.

Numan Çakır: Biraz çocukluk yıllarınızdan ve okul hayatınızdan bahseder misiniz?

Cem Adrian: Az dostu olan, ailesini seven, okulu ve okul sistemini pek sevmeyen bir çocuktum… Sanırım.

Numan Çakır: Sizin tarzınıza baktığımız zaman Türkiyede pek bu tarzda müzisyen göremiyoruz.Siz kendi tarzınız dışında
limleri dinlersiniz?

Cem Adrian: Bir kaç isim sayabilirim. Cenk Taner, Karapaks, düş sokağı sakinleri, Fethi Taner, Mehmet Güreli…

Numan Çakır: Mystica isimli bir grupta solistken şimdi çok büyük bir sanatçısınız.Grup çalışmalarınız nasıldı.
Grupta çalışmanın zorlukları nelerdi?

Cem Adrian: Bizim grubumuzda herhangi bir sorun yaşanması mümkün değildi. zaten uzun yıllardır dost olan kişilerdik.

Numan Çakır: Fazıl Say’la çok konserde beraber oldunuz.Onunla ça lışmak nasıl bir duygu anltır mısınız?

Cem Adrian: Fazıl Say iyi kalpli bir insan oluşunun dışında hayatımda tanıdığım en yetenekli piyanist. Onunla çalışmak ta tanışmak ta çok güzel. Dilerim ki hep müzikle olur.

Numan Çakır: Emir albümü’nün hikayesi nedir? Neden albüme Emir ismini verdiniz?

Cem Adrian: Emir;Tanrı’nın (bana göre) en büyük emri olan Aşk’ın günümüz standartlarına uyum sağlamayan saf halini anlatan bir albüm. En aşık hallerimden birinde yazdığım bir hikaye.

Numan Çakır: Cem Adrian denilince aklıma gelen ilk şey ‘İçine kapanık ve asosyal.’ Belki tespitim yanlış ama öyle görünüyor
bize.Televizyonlarda pek görünmüyorsunuz.Yüzünüzü çok eskitmiyorsunuz.Böyle olmanız bir seçim mi yoksa küçüklüğünüzden beri
içine kapanık biri misiniz?

Cem Adrian: Ben olmam gereken yerde olmam gereken zamanda olurum. Gereksiz yere hayatımı ve zamanımı olur olmadık yerlerde daha çok insan beni tnısın diye geçirmek yerine, daha anlayan insanlara ulaşacak eserler yapmakla geçiririm. İçime kağanık bi olduğumu düşünmüyorum. Eğer öyle olsaydım müzik yapmazdım sanırım.

Numan Çakır: Bir sanatçı olarak ülkemizin ve dünyanın durumunu nasıl görüyorsunuz?

Cem Adrian: Vahim.

Numan Çakır: Takipçilerimin çok merak ettiği bir soru.Cem Adrian boş zamanlarında neler yapar?

Cem Adrian: Kuğulu parkta çay içer, Tunalı semalarında uçar, ve sevdiklerimle olabildiğince vakit geçirmeye çalışırım.

Numan Çakır: Sıradaki projelerinizden bahseder misiniz?

Cem Adrian: 2010 sonbaharı için yeni albüm hazırlığı dışında yeni bir projem yok.

Numan Çakır: Son olarak eklemek istediğiniz birşeyler var mı?

Cem Adrian: Herkesin sonbaharın tadını çıkarmasını diliyorum. Sevgilerimle.

Numan Çakır: Röportaj için Lafoloji.Com adına çok teşekkür ederim.

Cem Adrian ile Pamela Spence – Anladım Video Klibi

Hammer Müzik Röportajı

Posted by Numan Çakır On Eylül - 7 - 20096 COMMENTS

91 yılından beri Müzik Piyasası’nın mihenk taşlarından Hummer Müzik ile çok keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.Keyifli Okumalar…

Hammer Müzik

Numan Çakır: Öncelikle röportaj teklimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.

Hammer Müzik: Bize göstermiş olduğun ilgi ve röportaj için biz teşekkür ederiz.

Numan Çakır: 91 yılında beni faaliyette olan Hammer Müzik bugüne kadar çok sağlam işler yaptı. Hammer müzik piyasaya çıkmak için fırsat bulamayan bir çok sanatçıya fırsat verdi. Yaptığınız çalışmalar gerçekten taktire muhtaç. Ayrıca yurt dışındada bir çok iş yapıyorsunuz. Hammer müziğin bugününden ve yarınınıdan biraz bahseder misiniz?

Hammer Müzik: Teşekkürler, bizde yayınladığımız işlerle gurur duyuyoruz ve iyi işler yaptığımıza inanıyoruz. Ancak bu işlerin bazıları satış anlamında hak ettiği ilgiyi görürken bazıları başarısız oldu. Ayrıca şu anki piyasanın genel şartları ortada. Pek çok kişi artık albüm satın almak yerine illegal yollardan edinmekte albümleri. Buna birde ülkemizin her zaman yaşadığı ekonomik kötü durumlar ve son global krizin eklenmesiyle pek çok yapımcı firma çok kötü etkilendi. Aynı şey bizim içinde geçerli. Yeni albümler yayınlayabilmek için önceki albümlerin satması gerekli, bu hem ekonomik anlamda gerekli hem de moral motivasyon anlamında gerekli. Biz de mevcut koşullardan etkilendik ve yayınladığımız albüm sayısını oldukça azalttık diyebilirim. Ama illaki her zaman 1 tane yeni albüm yayınlarız, bu yılda sadece 1 albüm bile olsa.

Numan Çakır: Aslında kuruluş amacınız heavy metal müzik firması olaraktı.Ama sonra bir çok müzik dalına yöneldiniz ve çok başarılı işler yaptınız.Heavy Metal olarak yola çıkıp sonra diğer müzik türlerinede yönelmenizin amacı neydi?

Hammer Müzik: Hammer Müzik bir heavy metal firması olarak kuruldu çünkü kurucusu Haluk ATAKLI bu tarzın dinleyicisiydi. Bağımsız bir plak firması olarak alt kültüre ait müzik dallarına destek olmak ve o tarzda müzikleri dinleyicisi ile buluşturmak ilk baştaki amaçtı. Bu ilk önce heavy metaldi sonra rap oldu ve Monolenium, Itri, Sema, Zafer Erdaş, gibi farklı tarzlarda da albümlere imza attık..

Numan Çakır: 99 Yılında rap piyasasına yöneldiniz. Ceza,Sagopa Kajmer gibi isimlerin yükselmesini sağladınız. Albümler çok iyi başarılar sağladı.Şuan destek verdiğiniz rapçiler varmı?

Hammer Müzik: Hammer Müzik olarak Rap anlamında ilk başlangıç İzmirli rap grubu Kara Öfke idi. Sonrasında Ceza’nın o zaman Dr. Fuchs ile birlikte olduğu Nefret grubunun ilk albümü “Meclis-i Ala İstanbul” geldi. 2006 yılında Ceza’nın Yerli Plaka albümünü yayınladıktan sonra uzun bir süre bir albüm çıkarmadık rap tarzında. Bu suskunluğu 2009 yılında Patron’un “Yeraltından Yeryüzüne” albümü ile bozduk. Onun dışında şu an başka bir isim yok yayın programında. Yeni isimlerden demolar gelmeye devam ediyor, bunlar dinleniyor, ve gerçekten güzel bir şey çıkarsa ve şartlarında uygun olduğunu düşünürsek yeni bir albüm gelebilir ama şu an Patron dışında bir isim yok açıkçası.

Numan Çakır: Itri Imanlı’nın albümünü de siz yayınladınız.Böyle bir albüm ilk defa sizin sayenizde insanlarla buluştu.Bu büyük üstadın albümleri belliki popüler kültür
içinde yok olurdu ama siz yayınladınız.Ticari kaygılar neden ön planda olmadı bu albümü yayınlarken çünkü elinizdede kalabilirdi?

Hammer Müzik: Aslında bu albüm tam olarak olması gereken satış rakamına ulaşmadı. Ticari anlamda zarar oldu. Ama dediğin gibi güzel bir işi dinleyici ile buluşturduk ve en azından bunun manevi hazzı var.

Numan Çakır: Dünyadaki yabancı gruplarıda Türkiyeye tanıtan nadir firmalardansınız. Şimdiye kadar da Cenotaph, Comma, Radical Noise, Antisilence, Let It Flow gibi grupları bizlere tanıttınız.İleride devam edecekmi yurt dışı projeleriniz?

Hammer Müzik: Bu gruplar isimleri İngilizce de olsa Türk gruplar ve aslında biz senin söylediğinin tam tersini yaptık, bu Türk grupları dünyaya tanıttık. Ayrıca geçmişte İsveçli Captor, Avusturya’lı Dawn Of Dreams ve Rus Catharsis gruplarının albümlerini yayınlayıp tüm dünyaya gönderdik. Ayrıca içinde Türk elemanlar barındıran yurtdışından grupların albümlerini yayınladık, bunlar İsviçre’den Mizan ve Almanya’dan Mizan idi. Bu tarzdaki çalışmalarımızda yukarıda bahsettiğimiz şekilde devam edecek, yani bizi heyecanlandıran bir kayıt gelirse ve şartlar uygunsa yeni albüm yayınlayacağız.

Hammer Müzik Logo

Numan Çakır: İşinizi gerçekten çok sağlam yapıyorsunuz.Yaptığınız işlerde denebilirki tabiki caizse boş iş yok. Bu işte belliki çok sağlam elemanlarınız var.Ama iş önce istemekte ve heveste.Bu işin felsefesi nedir biraz anlatırmısınız?

Hammer Müzik: Hammer Müzik’te çalışan herkes iyi müzik dinleyicisi. Yani biz bu işi sadece 8’den 5’e mesai yapıp aybaşında maaşımızı almak için yapmıyoruz. Herkes çıkan albümlerin önce dinleyicisi olduğu için sahipleniyor ve tanıtmak ve daha fazla insana ulaştırmak için ekstra gayret sarf ediyor. Ve işimizi elimizden geldiğince iyi yapmaya çalışıyoruz.

Numan Çakır: Şuanda bünyenizde çalışan sanatçılar kimler ve sizle çalışmak isteyen sanatçılarda aradığınız özellikler neledir?

Hammer Müzik: Şu an aktif olarak çalışılan sanatçılar SEMA, ZAFER ERDAŞ, PATRON. Birlikte çalışacağımız sanatçılarda aradığımız en önemli özellik yaptıkları müziği önce bizim beğenmemiz ve dinlememiz. Sonrasında ise sanatçının yaptığı işe önce kendisinin ciddiyetle yaklaşması. Çünkü o sanatçı kendisi ile ilgili ne kadar ciddi ise bizde o derece de ciddiyetle yaklaşırız.

Numan Çakır: Bizlere biraz firmanız çalışanlarından bahseder misiniz?

Hammer Müzik: Şu an firmamızda çalışan kişiler Enis, Savaş, Alper. Onun dışında firma sahipleri Haluk ve Hakan Ataklı var. Enis 11 yıldır, Savaş 5 yıldır, Alper ise 4 yıldır Hammer Müzik için çalışmakta.

Numan Çakır: Müzik bizim için sadece sattığımız bir şey degil! Bunun ötesinde sevdiğimiz,
dinlediğimiz ve yaşam sebebimiz olan ve arkadaşlarımız olarak adlandırdığımız diğer kişiler ile paylaştığımız bir şey. Bu söz sizin işe başlama felsefeniz demişsiniz resmi sitenizde.İşe böyle başlayıp başarılı olmamak mümkün değil. Ama her şirketin ticari kaygıları vardır çünkü bir yerin dönmesi için maddiyat önemli undur.Peki bugüne kadar yaptığınız işler içinde boşa giden çalışma (yani elinizde patlayan iş) oldumu?

Hammer Müzik: Dediğim gibi ticari anlamda karşılığını bulamayan albümlerimiz var, biz bunu “elde patlamak” olarak adlandırmasak ta :) Sonuçta başarılı olan işlerimizle başarısız olanlar bir şekilde dengelendi. Bazı albümler tamamen ticari kaygılarla ve buna uygun taktiklerle hazırlanır. Yani eğer bir müzik tarzı moda ise o tarzda albüm yayınlanır, yada moda olan ve genele hitap edecek öğeler müziğin içine eklenir. Piyasadaki büyük firmalar riske girmeyi sevmez, satacak albümleri yayınlarlar. Yada piyasayı, basın ve satış kanalları üzerindeki güçleri ile onların çıkardıkları şeyler satacak şekilde yönlendirirler. Mesela biz Nefret’i yayınlamadan önce gittikleri pek çok firmadan şuraya bağlama koymak lazım, buraya darbuka eklemek lazım gibi cevaplar almışlar. Bizim firmamızda sanatçıların yaptığı müziğe müdahale yoktur. Müzik yada genel olarak sanat zaten içten gelen ilhamla çıkar, ısmarlama olarak yapılmaz bizce. İşte bizim gibi firmaların var oluş sebebi diğer büyük firmaların inanmadıkları ve riske girmedikleri ama bizim dinlediğimiz, inandığımız albümlerin de piyasaya ve dinleyiciye ulaşmasını sağlamak.

Numan Çakır: Genel ürünleriniz Rock ve Rap üzerine.Diğer türleri sizde az sayıda görüyoruz.Diğer müzik türlerine firma olarak bakış açınız nasıl?

Hammer Müzik: Yani aslen metal müzik dinleyicisi olarak ilgilimizi en çok çeken tarz bu olsa da diğer tarzlara da açığız, gelen demoları, piyasada çıkmış albümleri takip etmeye çalışıyoruz. Yurtdışında müşterilerimize gerek bizim yayınladığımız gerekse farklı firmaların yayınladığı Türk müziği albümlerini (poptan etnik müziğe) ulaştırmaya çalışıyoruz.

Numan Çakır: Son olarak firmanızdan çıkan iki albüm PATRON “YERALTINDAN YERYÜZÜNE”  ve SEMA “EKHO II” albümlerinden ve sanatçılardan biraz bahsedermisiniz?

Hammer Müzik: Patron aslen Mersinli olan ama okul sebebi ile İstanbul da olan genç bir rap sanatçısı ve oldukça yetenekli. Yeraltından Yeryüzüne albümü öncesinde yaptığı demolar ve internet albümleri mevcut. Yerlatından Yeryüzüne albümü zengin altyapılara sahip, bazen flex, bazen yavaş bölümler var ama Patron kesinlikle çok iyi flow u olan bir rapçi. Sema ise firmamızdan çıkan Ekho ve Ekho 2 albümlerinin öncesi yurt içinde ve yurtdışında pek çok albüm yayınladı, Şeyh Bedrettin Destanı, Ashura gibi pek çok sanat projesinde yer aldı, yurtiçinde ve yurtdışında sahne aldı. Ekho serisinde ise cumhuriyetin ilk yıllarında yaşamış, sahneye çıkmış Suzan hanım, Mürşide hanım, Deniz Kızı Eftalya gibi kadın şarkıcıların söylediği ve taş plaklarda kalmış şarkıları icra ediyor ve günümüze ulaştırıyor. Kendisi için “Taş Plak Sesli Şarkıcı” tanımı da buradan gelmekte.

Numan Çakır: Hammer Müzik etiketi altında ileride karma bir albüm görebilecekmiyiz. Yani içinde Rock,Rap,Pop ve diğer türleri barındıran?

Hammer Müzik: Geçmişte Blue jean dergisi ile birlikte verilen Rock & Rap adlı bir karışık albümün yapımı yapmıştık onlar için. Firmamızdan çıkmış Rap albümlerinden ve Rock/Metal albümlerinden seçme şarkılar aynı CDde toplanmıştı. Ancak yine de biz her ne kadar firma çatısı altında farklı türlere ev sahipliği yapsak ta bunların dinleyici kitlelerinin ortak paydada buluşması zor gibi. Bu sebeple farklı türleri barındıran karışık albüm olmaz ama belki her tarz için kendi içerisinde bir toplama olabilir.

Numan Çakır: Biraz gelecekteki projelerinizden bahseder misiniz?

Hammer Müzik: Öncelikle müzik içinde olacağız bir şekilde her zaman. Müzik albümlerinin yanı sıra aynı zamanda tekstil departmanımız faaliyete geçmişti bir süre önce. Ceza ve Pentagram grubunun resmi lisanslı merchandise ürünlerini ürettik. Kendi rap giyim markamız Street Style var. Tekstil i de  müzik ile beraber yürüteceğiz.

Numan Çakır: Sizlere ulaşmak isteyenler nasıl ulaşabilirler?

Hammer Müzik: Kadıköy’de Akmar pasajında perakende mağazamız var, yada websitelerimiz www.hammermuzik.com , www.hammertshirt.com ve myspace sayfamız www.myspace.com/hammermuzik üzerinden ürünlerimiz hakkında bilgi almak ve bize ulaşmak mümkün. Ayrıca gerek bizim myspace sayfamızdan, gerekse websitemizdeki linkler bölümünü kullanarak tüm grupların kendi myspace sayfalarına ulaşıp müzik örneklerini dinlemek, fikir sahibi olmak mümkün.

Numan Çakır: Son olarak söylemek istediğiniz birşeyler var mı?

Hammer Müzik: Röportaj için teşekkürler. 20 yıla yakındır devam eden Hammer Müzik hikayesinde yanımızda olan, satın aldığı albümlerle bizi ve bizim gibi yapımcı firmaları ve ama daha önemlisi sanatçıları ayakta tutan tüm “gerçek” müzikseverlere teşekkürler. Onlar var olduğu sürece müzik olacak ve müzik olduğu sürece bu müziğin onlara ulaşmasında aracılık yapacak yapımcı firmalar olacaktır.

Numan Çakır: Röportaj için Lafoloji.Com adına çok teşekkür ederim.

Röportaj: Numan Çakır

Düzenleyen: Serkan Urhan

Grup Moulded Flesh Röportaj

Posted by Numan Çakır On Eylül - 4 - 20094 COMMENTS

Polonya’nın en iyi Metal gruplarından Grup Moulded ile yaptığımız çok keyifli röportaj…

Numan Çakır: Thank you for accepting my first interview offer my…

Moulded Flesh: It’s pleasure to us to answer on an interview from Turkey as well!

Numan Çakır:Flesh is molded from the group was formed when Could you please give us a little about?

Moulded Flesh: Moulded Flesh was formed in year 2000 when previous band of Harnas and Ciapek split up. They wanted to play Death Metal the old and brutal way. There were many line-up changes and the band have released two demos, a split release  and finally a full-lenght album “In The Hands of Evil” in 2006. Now new stuff called “Death is Redemption” is going to be released on cassette as well as we are constantly playing concerts in our local area, which is Silesia in south of Poland. The actual line-up is: Harnas – guitar and vocal, Ciapek – drums, Mazur – bass guitar. We’re now working on new songs and preparing for the shows to come.

Numan çakır:Metal music well-chosen to appeal to a wide audience, this music müzik.Siz How did you get started?

Moulded Flesh: Well, death metal never was meant to be a popular kind of music and hope it never will be as it requires not only a certain musical sensitivity but also an uncommon outlook. Death metal is not just a music to have fun with but something which carries a certain attitude towards principles.  However, we try to reach to as many people as possible (for example – as with this interview) and may the seed sown on nourished ground raise, and one sown on a bare rock – dry.

Numan Çakır: There are numerous metal band environment.You What is the difference that separates them?

Moulded Flesh: For me the biggest differences seem to be between the bands made just to kill time, and the bands that are truely devoted to what they do. Of course there may be a lot of bands who don’t fall strictly for either of these distinctions but somewhere in between. Also, there are many sub-genres in metal but for me it’s quite simple as I reduce it to the distinction between “extreme” or “death metal” bands which deal with Death, Satanism and the Occult (wether their music should more correctly called “thrash”, “speed”, “heavy”, “death” or “black” metal) and “classic” or “heavy metal” bands are more rock-influenced and who write their lyrics about stuff like drinking beer and just having fun in general. I don’t treat them 100% serious but I find them fine to listen to from time to time.

Numan Çakır: Having Polonyada. What about when you look into the world music Polonyadan do you see?

Moulded Flesh: In Poland recently there is a lot of talking about Behemoth in media because of Nergal’s affair with Poland’s main female pop/rock star Doda so they’re getting incredibly popular now, besides that of course Vader is still running despite releasing rather weak albums for some time, also some old legends were reunited more or less recently, I mean Armagedon, Pandemonium or Lost Soul to name a few. As well here are loads of extreme bands worth noting which released their debut albums in about last five years – like Infernal War, Stillborn, Hell United/Eclypse, Hetzer, Gortal, Pyorrhoea, Massemord, Furia, Kriegsmaschine, Evilfeast, Flame of War, Leichengott, Deception or Mord’A'Stigmata.

Numan Çakır: Groups usually sing in the foreground is the little one does not recognize the other elements.
Within you that you do not create jealousy?

Moulded Flesh: It’s common people who don’t play any instrument tend to concentrate on vocals as it’s the thing in music they can imagine doing themselves haha, however still they decide wether bands is good or not on listening to actual music, even if subconsciously. Among metalheads there are many people who play or learn to play guitar, so they have a look on what is going on “under” vocals as well, but as I said – humans perceive music subconsciously and it which makes it a great tool for creating emotions in them, not only using vocals but also certain musical scales, dynamic ranges or rhythm patterns. We make a team so there’s no jealousy as it’s the final effect that counts.

Numan Çakır: Could you please give a little mention of the features of the band members?

Moulded Flesh: Harnas is the brain of the band but Ciapek and I add something also, mostly when composing pack of riffs into one piece. I don’t think our personal features are of any relevance.

Numan çakır: As metal music and others just Does shouting?

Moulded Flesh: I do not understand this question.

Numan Çakır: What were you doing before the group?

Moulded Flesh: Ciapek and Harnas were in a band called Debris before forming Moulded Flesh, Harnas has also played drums for some rock band few years ago if I remember well. I played with a few bands also and still I’m the bassist/vocalist of Kurhan.

Numan Çakır: What do you think music is?

Moulded Flesh: Never thought of what it actually is, but it seems to be something more than just vibrating air. Or it is human brain that when recognizing rhythm and pitch associates it with certain feelings. Music is something primordial and as such allows one to enter the deepest states of mind, I mean mostly ritualistic stuff, wether it fits within genres of jazz, neofolk, Black Metal or anything else. Every kind of music seems to have something sacred in it.

Numan Çakır: Turkey Lafoloji.Com a web site. Turkey would look at you how?

Moulded Flesh: I don’t understand this question.

Numan Çakır: What makes music out of molded Flesh?

Moulded Flesh: We are fueled by aversion and contempt towards things surrounding us, may it be another stupid law made by government, clerical pigs throwing their weight abour, fools on the streets. We are rather calm people but it’s because our anger flows out with music and with sweat on our gigs.

Numan Çakır: Could you please give a little bit about your project?

Moulded Flesh: I don’t understand this question.

Numan Çakır: This music recommendations to people who are just starting?

Moulded Flesh: Listen to Portal from Australia. If you get it, it means Death Metal is for you and you’re made for Death Metal. You don’t have to understand what’s going on there, but if you don’t feel anything weirdly summoning there, you should better give up, don;t waste your time and go look for the new Black Eyed Peas CD in the stores.

Numan Çakır: How you can reach those who want to reach?

Moulded Flesh: We play concerts around, quite frequently as for a local band in Poland, we give interviews to zines and webzines, we were aired in an university radio metal programme, sent out promo cdrs and tapes to labels and zines for reviews… We also have a website to inform people about what’s going on with the band, the address is http://moulded-flesh.prv.pl/ and we use myspace to contact concert organizers and other bands as well as allowing people to check our songs. As you can see we do pretty much everything a band like us can do.

Numan Çakır: Finally, what are you trying to tell?

Moulded Flesh: Thanks for an interview, cheers!

Numan Çakır: Thank you very much for the interview on behalf of Lafoloji.Com

www.myspace.com/mouldedflesh

Röportajı Türkçeye Çevirmek İçin http://translate.google.com/ adresinden yararlanabilirsiniz…

Chapac Röportajı

Posted by Numan Çakır On Eylül - 3 - 20096 COMMENTS

İstanbul Kadıköy Acil Bünyesinde Çalışmalarına Devam Eden Chapac (R&B) ile Çok Keyifli Bir Röportaj Yaptık.Onu Daha Yakından Tanımak İçin Röportajı Okuyabilirsiniz…

Numan Çakır: Öncelikle röportaj teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim…

Chapac: Rica Ederim

Numan Çakır: Chapak kimdir bize biraz kendinizden bahsedermisiniz?

Chapac: Chapac asıl adı Merve Akkaya 3 yıldır kadıköy acil bünyesinde çalışan Rnb vokallik yapan biridir.
Müziğe çok küçük yaşta ilgi duymaya başlayıp besteler yaparak bugünlere kadar gelmiş,
kuzeni Mihenktaşı Önder Şahin sayesinde de bu piyasada gözükmeye başlamıştır.
İlk kez Mihenktaşı Kader Kısmet Albümünde yer alan Yansımalar parçasında kendini göstermiştir.

Numan Çakır: Peki piyasada yer alırken amacınız neydi yani popüler kültür içinde yer edinmekmi yoksa harbiden müzik yapmak mı?

Chapac: Benim zaten müzik anlayışımda ünlü olup şan şöhret edinip para kazanıp şımarık insanlar gibi davranmak değildi hiç bi zaman.
Eğer abim kuzenim Önder Şahin bana albümünde yer vermeseydi ve
Kadıköy Acil bünyesi beni içine almasaydı ben yine bi yerlerde kendi kendime şarkı yazıyor ve söylüyor olurdum…

Numan Çakır: Şuan Önder Şahin rapte çok önemli bir yere sahip bunu herkes bilir.
Ama kendini ağırdan satar piyasaya yani gizemli bir adamdır.Onu biraz anlatırmısınız bize?

Chapac: Bunu onu abim olarak gördüğüm için kendi gözümle anlatabilirim sadece.
Bence çok iyi bir duruşu var bu piyasanın içinde çok sert bi görünümü olmasına ramen aslında çok temiz çok iyi bi kalbi var ve hayatında kimseye kötü bişi yaptıgını görmedim
.Çok mutluyum onun bana karşı olan desteginden ve abiliğinden.
Allah onu başımdan eksik etmez işşallah..Tabiki de hiç bi zaman onun önemli yerini kullanarak
bi yerlere gelme çabasında değilim.O sağolsun bana çok destek oldu oluyorda ama kendi başıma ilerlemeyi planlıyorum bu yolda.

Numan Çakır: Ben sizi Apache Squad Albümündeki parçanızla tanıdım gerçekten şarkıya duyguyu çok iyi veriyorsunuz.Biraz Apache ile ilişkinizden
bahsedermisiniz?

Chapac: Apache Squad yani Gencay ve Osman ile çoktandır tanışırım..İlk kez bi parçada yer alma şansımız oldu.Hepimiz çok iyi anlaşıyoruz ve birbirimizin kardeşiyiz.
Kadıköy Acildeki herkes böyle kardeş zaten iyi geçiniyoruz.

Numan Çakır: Peki şuan piyasada kendini nerede görüyorsun?

Chapac: Şu anda açıkcası kendimi çok ciddi bi yerde görmüorum,
Gerçekçi olmak var aslında bayan vokale ihtiyaç çok ama kendimi çok iyi en iyi de görmüyorum daha yeniyim zaten ben güzel projelerle daha iyi yerlere gelmek istemekteyim.

Numan Çakır: Piyasada çalışmak istediğin yada örnek aldığın insanlar kimler?

Chapac: :) Piyasa diye bakarsam eger,örnek almak istedigim aslında herkes yani herkesten bişi kapma çabasındayım ve inceleyip daha iyi ögrenmeye çalışıyorum..Ama tabikide çalışmak istedigim pek çok isim var,İstediklerimin çoğu ile oldu çalışmalarım ama mesela
Emre Baransel,Alaturka Mavzer ve Ceza heralde bu değerlerle bi çalışmada bulununca kendimi çok iyi hissedeceğim..

Numan Çakır: Çoğu insan Ceza’ya rapi çok popüler kültür içine soktu diye bakar ve onu sevmez.Siz RnB veya Rapin popüler kültür içinde var olmasından yanamısınız yoksa tamamen underground kalmasından mı?

Chapac: Benim için underground veya popülerlik önemli değil…Underground oluncada insanlar dinliyor popüler olunca da…Bana göre müzik ne kadar insana ulaşırsa okadar iyi…Müzik sesi duyurmak ve bişiler anlatmak için yapılan bi sanattır…
Ve sesini duyurma çabasında olan herkes ne kadar çok insana duyurursa sesini bence okadar iyi olur.

Numan Çakır: Peki sözlerinizi yazarken o anki beati hissederekmi yazarsınız yoksa aklınızdan o an ne geçerse mi?
Yada şöyle soralım yazarken realistmisinizdir yoksa hayalcimi?

Chapac: Ben realistim diyorum…Çünkü bişi yaşayamadan hissedemeden yapamam müzik.Yapsam da hissettiremem karşımdakine..Mutlaka sözlerimi yazarken yola çıktıgım bi olay vardır..
Ama onu hayallerimle süslerim ve öyle yazarım satır satır hafif hayali dünyamı da yansıtabilir zaman zaman.

Numan Çakır: Peki Ülkemizin şuandaki (müzikte) durumunu nasıl buluyorsunuz?

Chapac: Ülkeye ve müziğe genel olarak baktığımda uluslarası kategoride pek parlak görmüyorum.Ama imkanlarımız kısıtlı veya düşüncelerimiz kısıtlı evrensel düşünemiyoruz.
Şahsen hani bende olsa çok büyük sanatçılardaki imkan bilemiyorum bende sesimi duyurabilirmiydim acaba..

Numan Çakır: Yeni kaybettiğimiz belkide yüzyılın en iyi sanatçılarından Micheal Jackson hakkında birşeyler söylemek istermisiniz…

Chapac: Evet söylemek isterim…O aslında bence şöhretin en iyi örneği o bence şöhretin hem en tatlı yanlarını hemde en skıntılı yanlarını yansıttı müzik kariyeri boyunca.T
artışılmaz bi başarıya imza attı ve sonsuza kadar anılacağını ve tanınacağını biliyorum.

Numan Çakır: Ülkemizde Rnb ve Rap dışında sevdiğiniz yada çalışmak istediğiniz isimler varmı?

Chapac: Tabikide var.Şebnem Ferah,Demir Demirkan ve Candan Erçetin..

Numan Çakır: Birazda gelecekteki planlarınızdan bahsedermisiniz?

Chapac: Tabikide.İlk önce yarım kalmış ve hala tamamlayamadığım albümümü bitirmeyi planlıyorum adı Chapac-Gerçekler Göremediklerin…
Sonrasında MeL ile yeni oluşturdugumuz grup çalışması Zehr-i Lal için çalışmalar yapacağım…Okul ile zor olsada bir arada yürütmeye çalışıyorum..

Numan Çakır: Albümünüzün adı neden Gerçekler Göremediklerin olacak?

Chapac: Çünkü içinde Gerçekler Göremediklerin diye bir parça var..Bir de insanların o şarkıyı yazdığım zamanlarda çok yüzeysel gerçekleri göremeden ve işine geldigi gibi yaşadıklarını düşünürdüm..
Bunu bir mesaj olarak da verebilmek için hem şarkımda hem de albüm ismimde bu iki kelimeyi seçtim.

Numan Çakır: Chapak nickini koymanın amacı ne? Yada bir hikayesi varmı?

Chapac: Chapac yani çapak nickini koyma amacım…Aslında bu piyasanın en eski üstadlarından birini
Tupac ı esprili bi dille anmaktı..Birden çıktı öyle ve değiştirmedim daha ama bi türlü dogru şekilde telaffuz ettiremioum insanlara :D

Numan Çakır: Size ulaşmak isteyenler nasıl ulaşabilirler?

Chapac: Bana ulaşmak isteyen herkes myspace imden ulaşabilir..
www.myspace.com/chapacmerwe

Numan Çakır: Son olarak söylemek istediğiniz birşeyler varmı?

Chapac: Evet var.Ben müziğe cidden gönül veriorum,hayatımı veriyorum ve müzik benim için bişiler ulaşmak için araç değil mutlu yaşayabilmem için amaç..Umarım gün geçtikçe dinleyicilerin daha çok begenisini toplarım ve daha güzel işlerle anılırım..
Çok teşekkür ederim beni severek veya sevmeyerek dinleyen herkese..takipte kalmanız dileğiyle

Numan Çakır: Bende kendim ve sitem adına çok tşekkür ederim…

Takımınız: Fenerbahçe
İdolünüz: Alanis Morisette
Nefret Ettiğiniz: İyiliklerime karşılık fesatlık bencillik görmem
En Sevdiğiniz: Emeklerimin boşa olmadığını görmek sevmek ve sevilmek..
Hiç Ulaşamayacağınızı Düşündüğünüz: Bütün dünyanın beni alkışlayacak olması..
En Korktuğunuz: Karanlık
Okuduğunuz Okul: Işık Üniversitesi Uluslarası Ticaret ama ikinci sınıftan itibaren Psikoloji okuyacağım
Yaşınız: 21

Röportaj Albümden Önce Yapılmıştır

Merve Akkaya aka Chapac

Grup Martaval (Röportaj)

Posted by Numan Çakır On Ağustos - 30 - 20098 COMMENTS

Özgün Eril Görül,Bahadır Güler,Tolga Güler,Buğra Celayir,Cem Dinçarslan

Numan Çakır: Öncelikle röportaj teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim…

Martaval:Biz teşekkür ederiz ilginiz için. lafoloji.com ailesine burdan selamlar.

Numan Çakır: Martaval grubu İzmir kökenli bir grup.Grubunuzu biraz tanıtırmısınız bize?

Martaval:Evet tüm grup elemanları İzmirden.
2005 yılında başladı bizim yolculuğumuz. İlk olarak kendi halimizde Tolga, Cem ve ben (bahadır) birlikte müzik yapıyorduk.
Daha sonra davul için Buğra ile konuşup anlaştık. Daha sonrasındada internet yoluyla Özgün’ le gitarcı olarak anlaştık.
Bu noktadan sonra ise sadece sürekli stüdyoya girip bestelerimize yoğunlaştık. Bu süreç 2-3 sene sürdü ve durup durumumuza baktığımızda
elimizde 20 ye yakın beste oluştuğunu gördük ve artık albüm için girişimlere başladık.
Kısacası ilk bir araya gelişimizden itibaren kendi müziğimiz için emek verdik.

Numan Çakır: Albümünüz bu sene çıktı.Albüm ve albümün çıkış aşamasından biraz bahseder misiniz?

Martaval: En zorlu süreçte bu. Bizim istediğimiz anlaşacağımız müzik şirketinin sadece bize yol göstermesiydi.
Kesinlikle grubun tarzına, bestelerine ve kimliğine karışmamasıydı. Birçok firma ile ön görüşmeler yaptık ama bizim istediğimiz gibi değildi.
Daha sonra A.K.M production şirketinin sahibi Arda Kaynak ile tanıştık. Ve isteklerimiz doğrultusunda anlaşma imzaladık.
1 ay gibi kısa sürede stüdyoda kayıtlarımızı bitirdik ve mix aşamasını hallettik. Mastering için piyasada dinlediğiniz albümlerin
çoğunda imzası bulunan Çağlar Türkmen ile anlaşıp kayıtlarımızı İstanbula gönderdik. Bu aşamada bittikten sonrada
albüm fotoğrafları için Mehmet Turgut ile çalıştık ve çıkan sonuç harikaydı. Şarkılarımız ve fotoğraflarımızda tam istediğimiz gibi bütünleşmiştik.
Kapak tasarımı içinde bu işte bir çok başarılı imzası bulunan Arda Aktaş ile çalıştık. Ve albüm basımı ile bu uzun ve zorlu yolculuğun sonuna geldik.
Şu aralar ise klip için görüşmelerimiz sürüyor.

Numan Çakır: Albüme baktığımızda daha çok duygusal parçalar göze çarpıyor.Grup olarak başladığınız günden bugüne
bu tarzda mı yapıyorsunuz? Bir diğer albümde daha farklı konu ve soundlarlar görebilecekmiyiz sizi?

Martaval: Albümün konsepti yaşanmış büyük aşkların üzerine olduğu için genelde duygusal, bunalım ve melankolik bir hava var.
Ayrılık sonrası anlatımlar birazda. Sözleri Tolga yazdığı için onun ruh hali çok etkili oluyor. Bizde şarkıları yapılandırma aşamasında
bu duruma göre şekil veriyoruz.
Bir diğer albümde ise başka bir konsept olucak. Ayrılık bunalımını biraz atlatmış biraz daha hayata iyimser gözle bakan,
ve yaşadıklarını biraz daha eğlenceli bir dille anlatan birinin hikayesiyle karşılaşıcağız.

Numan Çakır: Bugüne kadar bir çok gruba baktığımızda dağılan çok grup oldu.Grup olarak çalışmanın zorlukları
yada avantajları nelerdir?

Martaval: Bir grup kaç kişiyse hepsi bir bütünü oluşturmak zorunda. Aksi taktirde dediğiniz gibi dağılmalar yaşanıyor.
Bizde uyum çok güzel böyle birşey yaşıyacağımızı düşünmüyorum.

Numan Çakır: Gruplarda genelde vokaller ön planda olurlar.Geridekiler pek tanınmazlar.
Sanatçılar egoları olan insanlardır bu geri plandaki arkdaşlar için sorun yaratıyormu?

Martaval: Bizde ön plan arka plan diye bir sorun yok. Bizim tek derdimiz yaptığımız albümü
insanlarında aynı bizim hisstetiğimiz gibi kendi yaşamlarındaki ortak birşeylerle bağdaştırıp dinlemeleridir.
Bizde en ön planda olan Martaval dır.

Martaval İzmirde 2005 Yılında Kuruldu

Numan Çakır: Grup isminizin bir hikayesi varmı?

Martaval: Martaval kelime anlamı olarak yalan, dolan anlamındadır.
Herkez hayatta sıklıkla yalan dolanla karşılaştığı için bu ismi tercih ettik. Ve söylenişi çok güzel olduğu için.

Numan Çakır: Biraz grup üyelerinizin kişisel özelliklerinden bahsedermisiniz?

Martaval: Grupta üç üyemiz üniversite öğrencisi. Cem müzikolojide, Özgün Ekonomi üniversitesinde, Buğra’ da Dokuzeylül de okuyor.
Kişilik olarak Tolga her zaman karizmatik bir yapıda takılır, Özgün sessiz bir yapıya sahiptir, Cem çok haretli konuşkan bir yapıya,
Buğra eğelenceli bende biraz daha oturaklı bir yapıya sahibim.
Numan Çakır: Grubunuz 2005 yılında kuruldu.Ondan önce neler yapıyordunuz?

Martaval: Yine müzikle uğraşıyorduk ama profosyenel anlamda değil. Kendi aramızda çalışmalarımız oluyordu.
2001-2005 arası herkez kendi çapında müziği deneysel olarak yaptığı bir dönemdi.

Numan Çakır: Grup olarak özendiğiniz yada örnek aldığınız bir grup yada sanatçı varmı?

Martaval: Çok iyi sanatçılar var Türkiyede. Biz genelde gözlerimizi kapatıp çevreye bakmadan kendi tarzımızı ve müziğimizi yapmaya çalıştık.

Numan Çakır: Rock müzik TÜrkiyede 5 6 senedir patlama yaşadı.Dünyayı 5 seneden geri takip ediyoruz demektir bu.
Siz avrupa ve dünyala Türkiyeyi karşılaştırdığınızda neler görüyorsunuz?

Martaval: Evt Türkiye biraz geriden geldi ama yavaş yavaş yakalıyoruz dış piyasayı.
Daha ileri gitmemiz için organizasyonların artması gerekir Türkiyede.

Numan Çakır: Müzik belliki hayatınızın bir parçası.Peki Martaval grubu müzik dışında neler yapar.
Zamanlarını nasıl değerlendirir.

Martaval: Martaval grubu müzik dışındaki vakitlerinide müzik yaparak geçirir :)

Numan Çakır: Underground piyasasına baktığımızda Rap ve Rock sanatçılarının birbirleriyle pek anlaşamadığı görünür.
Siz nasıl bakıyorsunuz bu duruma?

Martaval: Aslında anlatım olarak birbirine çok yakın tarzlar. Rock tarzı bir parçanın belli bir bölümünde Rap sözlerin olması
çok uyumlu olup birbirini tamamlıyor. Ve ya Rap tarzı bir parçada elektro ritimlerin, bas ve davul olması çok iyi oluyor.
Piyasada ise birkaç Rap ve Rock sanatçısının anlaşamaması genele yansıtılmamalı. Çünkü kardeş tarzlardır Rock ve Rap.

Numan Çakır: Peki grup olarak bir şarkıyı nasıl meydana getiriyorsunuz?

Martaval: Tolga’ nın akustik gitarla yaptığı besteleri stüdyo ortamında grup müziğine dönüştürerek.

Numan Çakır: Biraz gelecekteki projelerinizden bahsedermisiniz?

Martaval: Bu albüm için klipler ve konserler kaldı. Gelecekte ise bir E.P gibi 5 şarkılık birşey kafamıza çok yatıyor. Zaman ne gösterir bilemeyiz tabiki.

Numan Çakır: Rock müziğe gönül vermiş amatör arkadaşlara tavsiyeleriniz nelerdir?

Martaval: Sadece çalışmak, inanmak ve yılmamak.

Numan Çakır: Peki ilerde değişik bir müzik tarzıyla düet yapmayı düşünüyormusunuz yada teklifler varmı?

Martaval: “Yeniden Olmaz” albümü için bir şarkıda çok istemiştim İzmir’ den Rap müzik yapan bir sanatçıyı düet için ama nasip olmadı.
Çok yoğun bir dönemdi zaman ayıramadık. Diğer albümlerde inşallah yapabiliriz.

Grup Türkçe Sözlü Rock Yapıyor.

Numan Çakır: Size ulaşmak isteyenler nasıl ulaşabilirler?

Martaval: Resmi web sitemiz www.martaval.org veya www.myspace.com/martavalsite veya  info@martaval.org  e-posta adresinden bize ulaşabilirler.

Numan Çakır: Son olarak ne söylemek istersiniz?

Martaval: lafoloji.com ailesine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bu keyifli sohbet için. Martaval ‘dan saygılar.

Numan Çakır: Röportaj için çok teşekkür ederim…


MAIL AT

TWITTER

FACEBOOK